GUATR VE TİROİD UZMANI PROF DR METİN ÖZATA
GUATR TIROID NODUL ENDOKRIN DIYABET DIYET ZAYIFLAMA
Ana Sayfa      TIROID BEZI ILTIHABI

TIROID BEZI ILTIHABI-TIROIDIT
                            
PROF DR METİN ÖZATA

Tiroid bezinin çeşitli nedenlerle iltihaplanmasına tıp dilinde tiroidit adı verilir. Tiroid bezindeki iltihap bağışıklık sistemindeki bir bozukluk nedeniyle iltihap hücrelerinin tiroid bezine hücum etmesi ve orada birikmesi şeklinde olabildiği gibi,  virüs ve bakteri denen mikropların kan yoluyla tiroid bezine gelerek orada iltihap yapması  ve bezin yapısını bozması şeklinde  de olabilir.
Tiroid bezinin iltihapları  virüsler nedeniyle olursa ani başlangıçlı ve kendiliğinden düzelen bir  hastalık şeklinde  olur. 
 Tiroid bezindeki iltihap boyunda ağrı ile kendini gösterir ve  bezde depolanmış hormonların kan dolaşımına dökülmesine ve hormonların yükselerek çarpıntı, terleme ve zayıflama gibi şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olur. İltihap  çoğu hastada kendiliğinden düzelir ve hormonlar normale gelir. Bu durum geçici bir iltihap olayıdır.
Ömür boyu süren  ve sessizce giden  ve ağrı yapmayan Hashimoto tipi iltihaplarda ise bezdeki hücreler  bağışıklık sistemindeki bozukluk nedeniyle yavaş yavaş yok olur ve sonunda hormon üretecek hücre kalmadığından tiroid bezi yetmezliği gelişir.
 
Tiroid bezi iltihaplarının çeşitli şekilleri aşağıda sıralanmıştır:
•    Bakterilerin neden olduğu, ani başlayan ve abse yapan  tiroid bezi iltihabı (Cerahatli tiroidit)
•    Virüslerin neden olduğu, boyunda  şiddetli ağrı yapan ve  kısmen yavaş başlangıçlı tiroid iltihabı (viral  veya ağrılı tiroidit)
•    Bağışıklık sistem bozukluğu nedeniyle oluşan ve ömür boyu süren Hashimoto tipi tiroid bezi iltihabı
•    Doğum sonrası görülen tiroid bezi iltihabı
•    Tiroid bezini tahta gibi sertleştiren iltihap (Riedel tiroidit)

TİROİT BEZİNİN CERAHATLI İLTİHABI (TİROİT ABSESİ)
Tiroid bezindeki abseli iltihap, hızlı bir şekilde başladığından tıp dilinde ‘’akut tiroidit’’ adı da verilir. Genellikle bezde abse oluştuğundan buna ‘’irinli  tiroid bezi iltihabı’’,  ‘’cerahatli tiroidit’’ veya   ‘’bakterilerin yaptığı tiroidit’’  gibi isimler verilir. 
Genellikle  kan veya lenf  dolaşımı yoluyla  gelen mikropların tiroid bezine yerleşerek iltihap yapması ile oluşur. Sıklıkla stafilokok, streptokok gibi bakteriler ve mantarlar bu iltihabı yapar. 
Belirtileri :
Ateş, üşüme, titreme ve çarpıntı ile başlar. Ateş 38.0–40.5  °C arasındadır. Tiroid bezinin bir tarafında şişme, ağrı  ve aşırı hassasiyet oluşur. Ağrı nadiren kulak ve çeneye yayılır. Tiroid bezi büyür, sıcaktır ve hassasiyet vardır. Hasta başını arkaya atamaz.  Yemek yemede zorluk ve lenf bezlerinde şişlik olabilir.  Tiroid bezindeki iltihap abse yapar ve tiroid bezi üzerindeki cilt kırmızı bir renk alabilir.
Laboratuar Tetkikleri:
Abseli tiroid bezi iltihabında tiroid hormonlarında artma olmaz. Anti-TPO ve Anti-tiroglobulin antikorları kanda normal seviyededir.  Tiroid sintigrafisinde abse alanı  kendini belli eder.  Tiroid ulrasonu da  absenin yerini saptamak için faydalıdır.  Teşhis için  iğne biyopsisi yapılır.  Tam kan tahlili yapıldığında Kandaki  beyaz kan hücreleri (lökosit) sayısı artabilir.
Tedavi:
İstirahat ve   antibiyotik tedavisi yapılır.  Antibiyotik tedavisiyle iyileşme olmazsa  ameliyat yapılır.
VİRÜSLERİN YAPTIĞI  AĞRILI  TİROİD BEZİ İLTİHABI
Bu hastalığa   ‘’viral tiroidit’’,  ‘’de Quervain tiroiditi’’ ve ‘’dev hücreli tirodit’’ isimleri de verilir.
Virüsler tarafından oluşturulan bir tiroid bezi iltihabıdır. Bu hastalık yazın ve sonbaharda daha sık ortaya çıkar ve özellikle  virüs enfeksiyonu (grip, nezle, üst solunum yolu enfeksiyonu)   geçiren bir kişide  birkaç hafta sonra ortaya çıkar. 
Şikayetler:
Virüslerin yaptığı tiroid bezi iltihabının en önemli özelliği boyun ön bölgesinde  şiddetli ağrı olmasıdır ve bu ağrı tek taraflı olarak  kulak ve çeneye yayılır. Ağrı  ortaya çıkmadan bir kaç hafta önce kas ağrısı, ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve yutkunmakta zorluk  bulunabilir. Bazen  hastalık  farenjit ve boyunda ağrı ile başlar ve ağrı ve hassasiyet giderek artar. Ateş 37.5 ºC-38.3 ºC ve hatta 40 °C olur.  Bazı hastalarda halsizlik, yorgunluk, ateş ve eklem ağrıları olabilir. Ağrı  tiroid bezinin bir tarafından öbür tarafına kayabilir. Bazen  ağrı yayılmadan olduğu yerde kalır.  Bazı hastalarda ağrı çene ve kulaklara yayılır ve ağrı yutkunmakla, öksürmekle ve baş hareketiyle artar. Ağrı bazı  kişilerde gece daha fazla olur. % 50 hastada  çarpıntı, kilo kaybı, sinirlilik, ellerde nemlilik ve  titreme olabilir.   Tiroid bezinde hassasiyet, sertlik, nodül gelişimi  ve büyüme  olabilir. İltihabın olduğu bölge  hassas ve serttir. Tiroid bezi o kadar ağrılıdır ki hasta muayene edilmesini ve elle dokunulmasını  istemez.  Bu hastalık  6 hafta veya bazen 2-5 ay sürebilir ve  çoğunlukla kendiliğinden düzelir.
Hastalığın Gidişi veya Seyri:
Başlangıçta iltihap nedeniyle tiroid bezinde   hasar oluşur ve  bezdeki tiroid  hormonları kan  dolaşıma dökülür. Bezde ağrı ve  hassasiyet  vardır. Tiroid sintigrafisinde  tiroid bezi görülemez.  Vücutta iltihap olduğunu gösteren sedimantasyon  tetkiki çok yüksek (saatte 50 veya 100 mm) çıkar ve tiroid bezinin aşırı çalışması bulguları (çarpıntı, titreme, halsizlik, sinirlilik) olabilir. Bu dönem  4-8 hafta sürebilir. Bu dönemde kandaki T3, T4  hormonları yüksek, TSH  düşüktür; yani tiroid bezinin aşırı çalışması durumu vardır. Tiroglobulin  tetkiki kanda yüksektir. % 1-5  hastada ömür boyu sürecek tiroid yetmezliği gelişebilir.   Sedimantasyon 80-100 mm/saat’e kadar yükselir. Sedimentasyon normal ise hastadaki ağrı  tiroid bezi iltihabından kaynaklanmıyor demektir. Ancak bazen hastalar sedimantasyonun düşmeye başladığı dönemde doktora başvurabilir.  Hastalık düzeldikçe sedimantasyon azalır ve normalleşir. Kanda beyaz kan hücresi( Lökosit) sayısı normaldir. Erken  dönemde SGOT, SGPT, alkalen fosfataz, CRP ve  LDH  gibi kan tetkikleri yüksek olabilir.  Kanda ferritin düzeylerinde de artma olabilir.  Tiroid antikorları  dediğimiz anti-TPO ve anti-Tiroglobulin ölçümleri genellikle yükselmez. Tiroid ultrasonunda bezde nodül alanları olabilir. Bunların gerçek nodül olup olmadığını anlamak için hastalığın iyileşmesini beklemek gerekir. İltihabi dönemde bu alanlarda devamlı değişiklik olduğundan  hastalığın düzelmesini beklemek en iyisidir.
Laboratuvar Bulguları:
Kansızlık olabilir.
Sedimantasyon yüksekliği  (genellikle 50-100 mm/saat arasındadır) sık görülür.
TSH hormonunda düşüklük, T4 ve T3 düzeylerinde  ve CRP tetkikinde de yükseklik (iltihabın şiddetine göre) vardır.
Tiroglobulin  tetkikinde  yükselme saptanır.
Ayrıca SGOT, SGPT, alkalen fosfataz ve ferritin tetkiklerinde erken dönemde yükseklik  olabilir.
Anti-TPO ve antitiroglobulin antikorlar kanda yükselmez.
Tiroid sintigrafisinde bez görülmez veya silik görülür.

Tiroid ultrasonunda  iltihabi belirtiler ve bezde nodülleşen alanlar olabilir.